• Murat Gezer

Aladağlar Dipsiz Göl Bisiklet Rotası

Yıllardır dağcılık faaliyetlerimize ev sahipliği yapan Aladağlar dağ bisikleti potansiyeli ile bizi fazlasıyla etkiliyordu. 2-3 yıldır fırsat buldukça bisikletlerimizle gidip dağın farklı patikalarında bisiklet sürmeye çalışıyoruz. Dik tırmanışlarda bolca bisiklet taşınan ancak inişleri de hayli keyifli rotalar bizi tekrar gitmemiz için motive ediyor her seferinde.





Bu kez bisiklet sporuna birlikte başladığımız Umut ve Hikmet de Dipsiz Göl’e pedalladığımız rotada bize eşlik ediyor. Daha önce bu kadar yüksek irtifada bulunmadıkları için biraz endişeliler ancak zorlu şartlarda bisiklet sürmeyi bizim kadar onlar da seviyor.


Dağın eteklerindeki kısa rotalarda yaptığımız sürüşlerin ardından erkenden yatıp sabahın ilk ışıkları ile Demirkazık Köyü’ne indik. Dağ evinin yanında bizi Arpalık Yaylası’na çıkaracak olan araçla buluştuk. 1600 metreden 2300 metredeki yaylaya araç ile çıkmak vakit ve enerji tasarrufu sağladı.



Son hazırlıklarımızı tamamladıktan sonra yürüyüş patikasından sürüşe başladık. Düşük eğimde biraz ısındıktan sonra eğim yavaş yavaş artmaya başlıyor. Tekepınarı’na inen kapıya gelmeden önce gevşeyen zemin sürüşü iyice zorlaştırdığı için yer yer bisikletleri taşımamız gerekti. Kapıya yaklaştıkça dağın arkasından yükselen güneş bizi karşıladı. Kapının dik ve teknik inişinin ardından kayaların filtrelediği taze suyla mataralarımızı doldurduk.


Rotanın dik kısmı geride kalmış olsa da artık irtifanın etkilerini hissetmeye başladık. 2600 metreden 3000 metredeki göle tırmanmak sürüş açısından kolay olsa da kondisyonumuzu sonuna kadar zorladı.


Çok yürünen bir patika olduğu için zemin dağın diğer patikalarına göre daha temiz ancak patika aşağı doğru eğimli olduğu için zaman zaman vadi tabanına doğru kaydık. Özellikle inişte dikkat edilmesi gereken bir durum bu. İlerleyen saatlerde bizi Kocasarp ve Beşparmak zirveleri karşılıyor. 2900 metredeki kamp alanına uğrayıp biraz soluklandık. Ardından son kalan enerjimizle göle doğru pedallamaya devam ettik.


Tırmanışın yorgunluğunu atıp tazelenmek için dağ gölünden daha iyisi yok bence. Gölün soğuk sularında serinledikten sonra inişe geçtik.



Rotanın zor kısmı bitmişti belki ama riskli kısmı başladı. Ciddi bir kaza durumunda yardım gelmesinin saatler süreceğinin farkındaydık. İnişin keyfine kapılıp hızlandığımızda birbirimizi frenledik. Emniyet her zaman için önceliğimiz.


Yaklaşık 1500 metre irtifa kaybedeceğimiz zevkli bir iniş var önümüzde.



İnişin keyifli kısımlarında çekim yapmak için durmak dışında dinlenmeden inmeyi planlıyorduk ancak şanssızlık yakamızı bırakmadı, ardı ardına patlayan lastikler yüzünden inişimiz kesintiye uğradı. Sürerken lastikleri korumaya çalışsak da bozkırın dikenli otları ve keskin kayalar lastik tamir molaları vermemize neden oldu.


Son tamirimizi de Karayalak kamp alanında yaptıktan sonra toprak yoldan Demirkazık’ta bıraktığımız araçların yanına kadar indik, bisikletleri yükleyip kampın yolunu tuttuk.



Rotanın en zor kısmı tırmanış olsa da inişin riskini göz ardı etmemek gerek. Eğer bölgeye hakim değilseniz mutlaka bir rehberden destek alın, bisiklet konusunda tecrübeniz yoksa parkura girmeden önce mutlaka bilen birilerine danışın. İlk yardım bilmek, ilk yardım malzemesi taşımak ve yakınlarınıza nerede olduğunuz bilgisini vermek de oldukça faydalı olacaktır.

Keyifli sürüşler…


NOT: Murat Gezer ve Burak Gezer kardeşler deneyimli birer bisikletçi ve tırmanışçı olup, ekstrem sporları konu alan bir belgesel üzerinde çalışmaktadır.



29 views0 comments

Recent Posts

See All