• Murat Gezer

Belgeselin İlk Günleri

Çekim yapmaya dağcılık sporu ile birlikte başlamıştım. Yaptığımız aktiviteleri önceleri telefonların kameralarıyla daha sonra da makinelerimizle kaydediyorduk. Bu sebeple kameramı dağda, mağarada, yağmurda ve soğukta kullanmaya alışkındım fakat öncesinde bu kadar büyük bir projenin içinde hiç yer almamıştım. Belgesel projesine dahil olmamla birlikte alışkın olmadığım başka koşullarla karşılaştım. 10 aylık çekim süreci boyunca beni en çok geren zamanların ilk çekim günleri olduğunu söyleyebilirim. İşin başı olmanın yanı sıra ekibe ve ekipmana da yeni yeni ısınmaya başlayacaktık.



İlk durağımız Karacabey Longozu'ydu. Pandemi dolayısıyla daha önce bir araya gelemediğimiz ekip arkadaşlarımızla tanışıp kameraları ve diğer ekipmanı test ettiğimiz birkaç gün geçirdik. İlkbaharın yeşilliği tüm longozu sarmış, toprak suya doymuştu. Longoz içindeki toprak yol dışında birçok yer su altındaydı. Başlangıçta zor olan kısım ise, bu kadar fazla ekipmanı bu koşullarda koruyabilmek ve aynı zamanda çekim yapabilmekti.


Longozda sazlıkların içinde ekipmanla ilerlerken oldukça dikkatliydik. Özellikle sazların kökleri arasında zemin değişken olduğundan ve çukurlar bulunduğundan yürümek oldukça zor oluyordu. Bu sebeple çekim yaparken suya 2 kişi giriyor ve birbirimize destek oluyorduk. Oldukça küçük ve dikkatli adımlarla ilerleyerek çekim noktalarına ulaşıyorduk.


3-4 gün boyunca bazen dize kadar, bazen göğsümüze kadar suya batarak slider ile çekim yaptık. On binlerce liralık ekipmanı bazen suyun sadece 5-10 cm kadar üzerinde sabitlememiz gerekiyordu. Bunun yanında hem çekimini yaptığımız hem de bölgede bulunan diğer hayvanlara karşı oldukça dikkatliydik. Örneğin kaplumbağaları kütüklerin üzerinde güneşlenirken çekebilmek ve aynı zamanda onları korkutmamak adına açımızı ayarlayıp, kamerayı suyun ortasına bırakıp uzaktan kontrol ederek çekim yapıyorduk. Kameraları sabitleyip suya öylece bıraktıktan sonra tripodun ayağında olacak en ufak bir oynama, tüm malzemenin suya düşmesine sebep olabilirdi. Bu sebeple bütün ekip gergin olsa bile, tripodu sabitleyen kişi ben olduğum için daha fazla gerginlik yaşıyordum.


Zaman geçtikçe ve deneyim kazandıkça bütün bu anlattığım zorluklar bizim için oldukça sıradan bir şeye dönüştü. Gerginlik yerini çekimler sırasında oldukça odaklanabildiğim için soğukkanlılığa ve sonrasında kaydı durduğumda, çektiğim canlıların nefes kesici güzelliğinin yarattığı heyecana bıraktı. Umarım bu yoğun emeğin ve bizi çok heyecanlandıran projenin hakkını verir, izlerken sizlerin de aynı heyecanı duymasını sağlayabiliriz.



17 views0 comments

Recent Posts

See All