• Burak Gezer

Kamp Yeri Seçimi

Çekimler sırasında konaklama seçeneklerimizin başında çadır kampı yer alıyor. Ekonomik avantajının yanı sıra çekim alanına yakın olmak, kamuflaj lojistiğini rahat yapabilmek ve bölgeyi daha iyi tanımak açısından kamp kurmak bizim için oldukça avantajlı hale geliyor. Ayrıca tüm ekipmanı sabah ve akşam otel odasına çıkarıp indirmek zorunda kalmıyoruz, kam alanında ekipmanı güvenli bir şekilde yanımızda bulundurabiliyoruz. Uzun süre sabit kalacağımız bölgelerde kamp konforunu oldukça artırabiliyoruz. Ev mutfağına yakın bir envanterimiz, hatta sıcak suyla yıkanabildiğimiz duşumuz bile var. Tabii ki her şey toz pembe değil. Aşırı soğuk ve sıcak günlerde kamp oldukça zorlayıcı olabiliyor. Sıcak havalarda çadırların ve araçların gölgesine sığındığımız vakitler olabiliyor. Soğuk ve rüzgarlı havalar ise ortak alanda geçirdiğimiz vakitleri oldukça azaltıyor. Bence en zoru ise günlerce durmayan yağışlı havalar, sürekli ıslak olmak psikolojik olarak oldukça yıpratıcı hale gelebiliyor. Yine de bahsettiğim bu olumsuz koşullar kampta kaldığımız günler içerisindeki sayısı oldukça az ve katlanılabilir düzeyde. Çoğunlukla rahat ve eğlenceli geçiyor.



Gelelim asıl konuya. Kamp kuracağımız yerleri seçerken nelere dikkat ediyoruz? Kamp organizasyonunun en önemli aşamalarından biri kamp yeri seçimidir. Dikkat ettiğimiz konuları birkaç başlıkta inceleyebiliriz. Bunlar özetle çalışma sahasına mesafe, çevresel ve mevsimsel faktörler, can güvenliği ve bazı etik kurallar.


Kamp yerinin konumu çalışma yapacağımız sahanın ve hedef türlerin özelliğine göre değişim gösterir. Hedef türümüz geyik ise kamp yerinin sahaya olan mesafesinin fazla olmasına dikkat ederken, bok böceği çekerken sahanın tam ortasına kamp kurabiliriz. Özetle hızlı reaksiyon göstermek ve zaman kaybetmemek için sahaya olabildiğince yakın fakat yaban hayatın davranışlarını etkilemeyecek kadar uzak olmalıyız.



Zaten kısıtlı bir alana sıkışmış ve her geçen gün üzerindeki baskının arttığı yaban hayatı sahalarına olabildiğince zarar vermeden vakit geçirmeyi hedefliyoruz. Kamp yeri seçerken önceliğimiz mevcut kamp yerlerini ilk tercih olarak değerlendirmek, yeni iz bırakmamak. Kış aylarında kar ile kaplı alanlar zemine temas etmediğimiz için kamp alanında bulunan bitki örtüsüne en az zarar veren seçenektir. Yaban hayatı sadece hayvanlardan oluşmuyor, bitkilere de gereken özeni göstermeliyiz. Yaz aylarında ise bulunduğumuz sahanın koşullarına göre kampın en az zarar vereceği noktalar seçiyoruz. Hassas, kırılgan habitatlarda kamp yapmıyor, araçlarla girmiyoruz ve ne olursa olsun hiçbir kamp alanımızda ateş yakmıyoruz.


Çoğunlukla ekipmana rahat erişmek ve lojistik kolaylığı için kamp noktalarımız araçla ulaşabildiğimiz bölgeler oluyor. Araçlarda kullanım suyu için 40'ar litrelik depolarımız olduğu için kamp yeri seçerken su kaynağına yakın olma zorunluluğu ortadan kalkıyor. Araçla ulaşamadığımız bazı özel bölgelerde ise kamp alanının su kaynağına olan mesafesinin bölgedeki hayvanların suya erişimini engellemeyecek mesafede olmasına dikkat ediyoruz. Hayvanların su içtiği bir kaynağın yanına kamp kurmak hem canlılar için, hem de bizim için güvenli değil.


Can güvenliği tüm diğer konulardan önce geliyor. Kamp yerlerindeki güvenliğimizi tehdit eden ana faktörler taş düşmesi ve çığ tehlikesi diyebiliriz. Kaya duvarlarının dipleri taş düşmelerine maruz kalır. Gece gündüz arası ısı farkları suyun donmasını ve çözünmesini etkiler, çürük taşların ve kaya bloklarının düşmesine sebep olur. Kış aylarında ise çığ riski önemli bir konudur. Kısaca bir bölgede eğim ve kar var ise çığ riski hiçbir zaman sıfır değildir. Kamp kurduğumuz bölgeler çığ riski bulunduran yamaçlarda veya bu tip yamaçlara yakın olmamalıdır. Ayrıca yoğun yağış olan zamanlarda heyelan riski bulunan bölgelerde de dikkatli seçim yapılmalıdır. Nehir kenarlarında ise sel riski olabileceği için uygun mesafede veya yüksekte kamp kurmakta fayda var.



Mevsimsel faktörlerde ise dikkat ettiğimiz konular arasında ilk sırayı güneş alıyor diyebilirim. Kış aylarında kamp alanını kurarken bölgede en çok güneş alan yeri seçerken yaz aylarında ise mümkün olduğunca güneşten korunmaya çalışırız. Yağışlı günlerde ağaç altına çadır kurmaktan kaçınmakta fayda var. Yağış dursa bile dal ve yapraklardan devam edecek damlamalar kurumamızı yavaşlatır. Soğuk havalarda ise dallardan oluşabilecek buz sarkıtları çadırın üzerine düşebilir. Ayrıca yoğun ağaç olan bölgelerde ağaçların üzerinden bulunan kurumuş dallara dikkat etmek gerekir. Eğer şiddetli bir rüzgar çıkarsa bu dallar kamp alanına düşebilir. Eskişehir'de çekim yaparken rüzgardan kopup düşen bir ağaç dalı ekip arkadaşımız Merve'nin kafasını yarmıştı.

Tüm bunların dışında kamp konforunu arttırmak adına çadır kuracağımız alanı belirlerken mümkün olduğunca düz bir alan seçmek uyku kalitesini arttıracaktır. Eğer bitki örtüsünün üzerinde uzun süre çadır kurmamız gerekirse çadırın yerini birkaç günde bir değiştirerek bitkilerin zarar görmesini engelleyebiliriz.


Kamp yeri seçerken dikkat ettiğimiz başlıca konuları yazmaya çalıştım. Fakat her bölge birbirinden farklı özelliklere ve hassasiyete sahiptir. Her bilgi her bölge için uygun olmayabilir. Yerleşime yakın yerlerde kamp kurarken muhtara ve yerel halka, yerleşime uzak kırsal bölgelerde kamp kurarken de jandarmaya bilgi vermeyi ihmal etmeyin. Ayrıca hatırlatmak isterim ki özellikle korunan alanlarda ve milli parklarda kamp yapmak için izin gerekiyor. İzin başvurusunu kamp yapacağınız yerin bağlı olduğu Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü'ne yapabilirsiniz.


Kullanılan kaynaklar:

Hüddosk Eğitim Föyü




435 views0 comments

Recent Posts

See All