• Ali Şenel

Kamuflaj Çadırı İçinde 380 Saat

İçeriğinde yaban hayatının olduğu bir belgesel çekiyorsanız hayvanlara görünmemek için uzun saatler kamuflaj çadırlarının içerisinde sessiz, hareketsiz ve sabırla beklemeyi göze almanız gerekiyor. Genellikle de güneş doğmadan girip, güneş batınca çıkmanız gereken çadırlar bunlar… Bu yazımda sizlere kamuflaj çadırlarından ve özelliklerinden bahsedeceğim.


Çekim yapmak için bir bölgeye gittiğimizde ilk yaptığımız şey çekim yapacağımız noktalara yakın ama hayvanları rahatsız etmeyecek kadar da uzak bir noktada kamp alanını belirlemek oluyor. Ana kamp noktasını çekim boyunca sabit tutmaya çalıştığımız için güvenli ve yaban hayatına olumsuz etki oluşturmayacak şekilde konumlandırıyoruz.



Bundan sonraki en önemli iş ise çekim noktalarına kamuflaj çadırlarını yerleştirmek oluyor. Daha önceden bildiğimiz bir yer ise zaten neredeyse tam nokta belli oluyor ama ilk defa geldiğimiz bir yer ise öncesinde keşif ve gözlem yapıyoruz. Işığı ve hayvanların hareketini izliyoruz. En uygun açıyı bulup doğru mesafede kamuflaj noktamızı belirliyoruz. Işığın konumuna göre sabah ve öğleden sonrası için çadırları en az iki farklı açıdan çekim yapabileceğimiz şekilde yerleştiriyoruz.


Kamuflaj çadırları eğer ortam müsait ise gece gündüz aynı noktada kalıyor. Böylece hayvanlar çadırların varlığına alışıyor ve daha rahat hareket ediyor. Ama müsait olmayan durumlarda her defasında çekim öncesi tekrar kurulum yapıp çekim bitince topluyoruz. Bu yüzden hızlı kurulup toplanabilen ve sağlam çadırlar kullanmak çok önemli. 2.5 yıl boyunca yüzlerce kez kurulup toplanacaklar.



Doğada görünmez olmamız ve yaban hayatını daha yakından görüntüleyebilmemiz için Tragopan markası belgeselimizin destekçilerinden birisi oldu. Kamuflaj çadırları ve gizlenme ağları ile yağmurdan korunmamız için kamuflaj desenli pançolar ile bizlere destek oldular. Kendileri de yaban hayat fotoğrafçısı oldukları için tüm detaylar düşünülmüş ve profesyonel ürünler ortaya çıkmış.


Tragopan gizlenme çadırlarının en önemli özellikleri hafif, taşınabilir, kurulumu kolay, sessiz, su geçirmez, ısı yalıtımlı ve sağlam olmaları. Bir kamuflaj çadırından daha başka ne beklenir bilemiyorum. Ekip olarak 2 farklı tip Tragopan çadır kullanıyoruz. Birisi içerisinde bir tabure veya sandalyede oturarak bekleyebildiğimiz, diğeri de yatarak daha yere yakın açılardan çekim yapılabilen bivak tipi çadır.



Belgesel çekimlerine başlayalı sadece 7 ay oldu ve toplamda yaklaşık 380 saat kamuflaj çadırlarının içerisinde bekleyerek geçti. Tek seferde 13 saat çadırda kaldığımız da oldu, hiç çıkmadan ahşap kulübelerde 24 saat kaldığımız da… Özellikle çadırda beklerken hareket alanı çok dar olduğu için çadırın sessiz olması büyük avantaj. Diğer önemli nokta ise sıcak mevsimlerde çadırın içerisinin serin kalması. Tragopan öncesi eski çadırlarımızda adeta saunada gibi oluyorduk ve ter gözümüze giriyordu. Şimdi alüminyum iç kaplama sayesinde ciddi bir ısı yalıtımı oluyor ve çok daha rahat ediyoruz. Tabii ki yaz aylarında yine sıcak oluyor ama asla sauna gibi değil, çok daha konforlu.



Çadır içerinde uzun süre sessiz ve hareketsiz kalırsanız kuşlar çadırın hemen dibinde gezinmeye başlıyor. Memeliler ise koku da aldıkları için yine biraz mesafeli olsa da 5-10m yakınınıza kadar geliyorlar. En azından çok tedirgin olmadan doğal davranışlarına devam ediyorlar…


Anadolu Kadim Doğa belgeselimiz için en güzel görüntüleri almak adına daha yüzlerce ve hatta binlerce saat kamuflaj altında çalışacağız. Sabırla bekleyip en doğal, en estetik görüntüleri elde etmeye çabalıyoruz. Bu çabada da en büyük yardımcımız kamuflaj çadırlarımız.


Yazının sonuna özellikle Tragopan çadırları merak edenler için Youtube kanalımda yaptığım kapsamlı inceleme videosunu ekliyorum. İyi seyirler...



107 views0 comments

Recent Posts

See All